25. “İstanbul 24. Asliye Hukuk Mahkemesince, “… Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmış, maddenin (a) bendinde bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ile çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve çekişmesiz yargı işi sayılacağı belirtilmiş, 6102 sayılı TTK’nın 4 ve 5. maddelerinde değişiklik öngören 6335 sayılı Yasa gereğince açıkça bu tür işlerde Ticaret Mahkemesi görevli olduğu…” gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi ise, “…davacı kurum/idarenin taşınmazının haksız olarak işgal edilmesi sebebiyle açılan ecrimisil alacağının tahsiline ilişkin davada istemin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) mülkiyet hakkıyla ilgili hükümlerine dayandırılması, her ne kadar taraflar tacir olsalar dahi uyuşmazlığın tarafların ticari işletmesiyle bir ilgisinin bulunmaması, esasen dava dilekçesinde de bu yönde bir iddiaya yer verilmemesi, eldeki davanın 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunun (TMK) Eşya Hukuku başlıklı 4. kitabında düzenlenmiş 995. maddesine dayalı ecrimisil davası olduğu ve uyuşmazlığın TMK’nun 995. ve devamı maddeleri uygulanmak suretiyle çözüme kavuşturulacağı, davanın bu özelliği itibariyle mutlak ve nispi ticari dava olarak nitelendirilemeyeceği ve TTK hükümlerinin veya özel kanun hükümlerinin uygulanmasını gerektirir ticari bir uyuşmazlıktan da söz edilemeyeceği…” gerekçesiyle görevsizlik yönünde karar vermiştir.
…
Dava, davacı idare adına kayıtlı İstanbul İli … İlçesi … Mahallesinde kain taşınmazın 502 m2’lik kısmının işgal edilmesi iddiasına dayalı ecrimisil istemine ilişkindir. Taraflar tacir olup da ticari işletmesini ilgilendiren bir uyuşmazlık bulunması halinde ticaret mahkemesi görevli olacaktır. Davacı idare özel hukuk hükümlerine göre yönetilmekte olup uygulamada tacir olduğu kabul edilmektedir. Haksız fiil faili olduğu iddia edilen davalı taraf ise bilanço esasına göre defter tutmakta olup tacirdir. Dava dilekçesinde davalının taşınmazı konteyner koyarak iş yeri şeklinde kullandığı iddia edilmektedir. Yine dava dilekçesi ekindeki 20.09.2021 tarihli tutanakta “… ada 127 parseldeki …. … firmasına ait konteynerin kaldırıldığından bahsedilmektedir TTK madde 19. maddesi “Bir tacirin borçlarının ticari olması asıldır” hükmünü amirdir. Sözü geçen maddede gerçek kişi tacirler bakımından öngörülen karineyi çürütecek nitelikte herhangi bir delil dosya kapsamında bulunmamaktadır. Tam aksine ecrimisil istemine konu işgalin ticari faaliyet kapsamında gerçekleştiği iddia edilmektedir. Bu durumda her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendiren nispi nitelikteki ticari davaya bakmak görevi Asliye ticaret mahkemesine ait bulunmaktadır.”
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesinin 14.04.2026 tarihli, E. 2025/2202 K. 2026/782 sayılı ilâmı (Eklenme Tarihi: 2026-06-24).



